top of page

TÜM YAZILAR


CANER AKIN
Caner Akın’la söyleşi yapma fikri ortaya çıktığında onu opera sanatçısı ve rejisör olarak yaptığı işlerden tanıyordum. Fakat söyleşiye hazırlanırken kariyerine daha yakından baktığımda, karşıma düşündüğümden çok daha geniş bir çalışma alanı çıktı. Henüz öğrencilik yıllarında profesyonel sahneye adım atan, farklı ülkelerde opera söyleyen, uzun yıllardır konservatuvarda eğitim veren ve zamanla rejisörlüğü kariyerinin önemli bir parçası haline getiren bir sanatçıdan söz ediyoru
Uğur Yelmez
15 saat önce10 dakikada okunur


LA BAYADÈRE
İstanbul Genç Bale Topluluğu'nun benim için diğer bale topluluklarından biraz farklı bir yeri var. Çünkü beni baleyle tanıştıran ilk topluluk onlar oldu. İlk bale temsilimi onların sahnesinde izledim ve bugün yeni bir bale prodüksiyonu gördüğümde merak edip araştırmamın, farklı toplulukları ve dansçıları takip etmemin başlangıcı da aslında o ilk karşılaşmaya dayanıyor. Bu yüzden İstanbul Genç Bale Topluluğu'nun yeni bir eser sahneleyeceğini gördüğümde ilgimi çeken yalnızca e
Uğur Yelmez
2 gün önce3 dakikada okunur


TUTULMAMIŞ YASLAR
Yeni sezon yaklaşırken yalnızca daha önce izlediğim ekiplerin yeni işlerini değil, ilk kez seyirci karşısına çıkacak toplulukları da takip etmeyi seviyorum. Porte Tiyatro da bu sezon ilk oyunu Tutulmamış Yaslar ile sahneye çıkmaya hazırlanıyor. Onur Asil Ocak'ın yazdığı oyunu Nihan Erdem yönetiyor. Ocak, aynı zamanda Mısra Tüfek ile birlikte oyunun iki kişilik oyuncu kadrosunda yer alıyor. Oyunun merkezinde iki kardeş var. Aynı evde büyümüş, çocukluklarında aile içinde yaşan
Uğur Yelmez
5 gün önce3 dakikada okunur


MARILYN MONROE
Marilyn Monroe, dünya sinema tarihinin en tanınan yüzlerinden birinin ardındaki Norma Jeane’e bakmaya çalışan tek kişilik bir oyun. The House Seat aracılığıyla izlediğim yapımın metnini Ceylan Yılmaz yazıyor ve Marilyn Monroe’yu da yine kendisi canlandırıyor. Yönetmenliğini Metin Yıldız’ın üstlendiği oyunda Gökay Süngü’nün müzikleri ve Ela Güldüren’in ışık tasarımı yer alıyor. Metin Yıldız aynı zamanda dekor tasarımını, Ceylan Yılmaz ise koreografiyi üstleniyor. Marilyn Monr
Uğur Yelmez
6 gün önce4 dakikada okunur


HAYAT
Yeni sezon yaklaşırken merak ettiğim yapımlardan biri de Hayat. Gözde Gülbudak ile Cihan Gülbudak’ın birlikte yazıp yönettiği oyun, mitolojinin yüzyıllardır anlatılan kadın figürlerinden yola çıkarak kadınlık, suç, iktidar ve kuşaktan kuşağa aktarılan kabuller üzerine düşünüyor. Gözde Gülbudak’ın yaklaşık altı buçuk yıllık bir aranın ardından yeniden sahneye çıkacak olması da oyunu benim için ayrıca merak uyandırıcı kılıyor. Hayat, başka bir eserden uyarlanan bir metin değil
Uğur Yelmez
7 gün önce3 dakikada okunur


TESLİMİYET
Sophie Swithinbank’in kaleme aldığı Surrender, ilk kez 2024 yılında Londra’daki Arcola Theatre’da seyirci karşısına çıktı. Phoebe Ladenburg ile geliştirilen oyun, Londra gösterimlerinin ardından Edinburgh Festival Fringe kapsamında Summerhall’a taşındı. Edinburgh’daki gösterimleri oyuna Summerhall Lustrum Award’ı getirirken yapım, En İyi Yeni Oyun, En İyi Solo Performans ve En İyi Işık Tasarımı dallarında Off-West End Award adaylıkları da aldı. Londra’dan Edinburgh’a uzanan b
Uğur Yelmez
4 Eyl4 dakikada okunur


GÜNAH KOLEKSİYONCUSU
Yeni bir tiyatro sezonu yaklaşırken en çok merak ettiğim işlerden biri, henüz sahneyle buluşmamış metinlerin nasıl bir dünyaya dönüşeceğini görmek oluyor. Hele ki söz konusu oyun, daha ilk tanıtımından itibaren üzerine düşünmeye ve konuşmaya açık pek çok soru bırakıyorsa. YOYO Tiyatro’nun yeni oyunu Günah Koleksiyoncusu da benim için tam olarak böyle bir yerde duruyor. Türkiye’de daha önce sahnelenmemiş çağdaş metinlerle çalışan YOYO Tiyatro, 2024’te Neredeyse Kusursuz, ardı
Uğur Yelmez
2 Eyl3 dakikada okunur


SAMET SAFA SÖKMEN
“Gökyüzüne Bakanlar”ı hazırlarken en çok önemsediğim şeylerden biri, bir ismi yalnızca yaptığı işlerle değil, o işlerin ardındaki insanla birlikte tanıyabilmek. Çünkü ekranda, sahnede ya da birkaç fotoğraf karesinde gördüğümüz kişiler hakkında çoğu zaman bildiklerimiz oldukça sınırlı. Birkaç proje adı, kısa bir biyografi, belki birkaç paylaşım… Oysa insanın asıl merak uyandıran tarafı çoğu zaman bunların biraz ötesinde başlıyor. Samet Safa Sökmen de bir süredir dikkatimi çek
Uğur Yelmez
1 Eyl6 dakikada okunur


O ZAMAN KÜS ÖLENE KADAR!
The House Seat’teki izleme listemde bu kez Yapı Tiyatro’nun O Zaman Küs Ölene Kadar! oyunu vardı. İki kardeşi çocukluklarından yetişkinliklerine uzanan iki farklı zamanda izlediğimiz oyun, ölüm ve yas gibi ağır sayılabilecek konulardan yola çıkıyor. Fakat karşıma yalnızca hüzünlü bir aile hikayesi çıkmadı. Kardeşlerin didişmeleri, çocukluk halleri ve ölümün ortasında bile devam eden gündelik hayat, komediyi de hikayenin doğal bir parçası yapıyor. Oyunu sahnede izleme fırsatın
Uğur Yelmez
25 Ağu7 dakikada okunur


KEDİLER BATAKLIĞI'NDA...
Son dönemde tiyatro izleme listemi biraz da dijital platformlar üzerinden genişletiyorum. Kediler Bataklığı'nda... da karşıma The House Seat'te çıkan oyunlardan biri oldu. Daha önce adını duymuştum ama hikayesine dair neredeyse hiçbir şey bilmiyordum. Hatta oyunun adını ve Kedi Kadın gibi karakter isimlerini ilk duyduğumda, hikayenin gerçekten kedilerle ilgili fantastik bir dünyada geçtiğini bile düşündüm. Oyun ilerledikçe karakterlerin kim olduğunu anladım ama bu kez başka s
Uğur Yelmez
24 Ağu9 dakikada okunur


A TEEN ODYSSEY
Gösterim bilgisi: A Teen Odyssey, 17–20 Eylül 2026 tarihleri arasında Paribu Art Ana Sahne’de seyirciyle buluşacak. 17 ve 18 Eylül’de 19.00 ve 20.30; 19 ve 20 Eylül’de ise 16.30, 18.00 ve 19.30 seanslarıyla sahnelenecek. Yaklaşık 55 dakika süren yapım, 12 yaş ve üzeri seyirciler için öneriliyor. Tiyatro salonuna girerken yaptığımız ilk şeylerden biri telefonumuzu sessize almak. Mümkünse tamamen unutmak. Ekranın ışığı yanmasın, bildirim sesi duyulmasın, dikkatimizi sahneden k
Uğur Yelmez
19 Ağu5 dakikada okunur


SANATÇISI BELİRSİZ* İVİ BURADAYDI
Gösterim bilgisi: 3-4 Kasım 2026’da Arter Karbon’da, 17 Kasım 2026’da Bakırköy Leyla Gencer Opera ve Sanat Merkezi’nde sahnelenecek. Yaklaşık 85 dakika süren oyunda ara verilmiyor. Bir tablonun arkasında sanatçının adı açıkça yazılıyken, eser neden yıllar boyunca “Sanatçısı Belirsiz” ifadesiyle sergilenir? Sanatçısı Belirsiz İvi Buradaydı*, bu sorudan yola çıkarak İstanbul doğumlu Rum ressam İvi Stangali’nin kaybolan izlerini sahne üzerinde yeniden bir araya getiriyor. İvi
Uğur Yelmez
17 Ağu2 dakikada okunur


BİR BEBEK EVİ
Gösterim bilgisi: 14-15 Kasım 2026, Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi. Yaklaşık 80 dakika sürüyor ve ara verilmiyor. 14 yaş ve üzeri için uygun olan yapım İngilizce sahneleniyor, Türkçe üstyazı kullanılıyor. Henrik Ibsen’in Bir Bebek Evi adlı oyunu, dışarıdan kusursuz görünen bir evliliğin içindeki baskıları ve eşitsizlikleri anlatıyor. Hikayenin merkezindeki Nora, uzun yıllar boyunca kocasının beklentilerine göre hareket etmiş, neşeli ve uysal görünmesi beklenen bir kadın. Ev
Uğur Yelmez
10 Ağu2 dakikada okunur


TECHNOBALLET PRESENTS PRIMA
Technoballet Bale ile elektronik müziği aynı sahne dünyasında buluşturan Technoballet, 3 Ekim’de Zorlu PSM %100 Studio’da yeni performansı PRIMA ile seyirci karşısına çıkacak. Saat 21.00’de başlayacak gecenin merkezinde TechnoBallerina yer alırken, Hande Senocak da pre-party performansıyla programın bir parçası olacak. Technoballet üzerine daha önce İrem Ertürk’le yaptığımız söyleşide projenin ortaya çıkışını, bale ile elektronik müzik arasında kurulan ilişkiyi ve klasik sa
Uğur Yelmez
8 Ağu2 dakikada okunur


VEDA RİTÜELİ
Gösterim bilgisi: 7-8 Kasım 2026, Paribu Art. Yaklaşık 65 dakika sürüyor ve ara verilmiyor. 14 yaş ve üzeri için uygun olan yapım sözsüz olarak sahneleniyor. Britanya İşaret Dili kullanılan bölümler Türkçe üstyazıyla aktarılıyor. 7 Kasım’daki gösterimin ardından Ramesh Meyyappan’ın katılacağı bir soru-cevap gerçekleştirilecek. Bir insana veda etmek, onunla yaşananları ve söylenemeyenleri yeniden düşünmek anlamına geliyor. Peki hayatınız boyunca o kişiyle ortak bir dil kurama
Uğur Yelmez
6 Ağu2 dakikada okunur


NEDERLANDS DANS THEATER
Gösterim bilgisi: 27-28 Kasım 2026, Zorlu PSM Turkcell Sahnesi. Yaklaşık 120 dakika süren gösteride bölümler arasında ara veriliyor. İstanbul Tiyatro Festivali’nde açıklanan ilk yapımlardan biri, alıştığımız anlamda karakterleri ve olay örgüsü bulunan bir tiyatro oyunu değil. Dünyanın en önemli çağdaş dans topluluklarından Nederlands Dans Theater’ın genç topluluğu NDT 2, üç farklı koreografın çalışmalarını bir araya getiren bir programla İstanbul’a geliyor. NDT 2, yalnızca
Uğur Yelmez
5 Ağu2 dakikada okunur


LACRIMA
Gösterim bilgisi: 22-23 Ekim 2026, Zorlu PSM Turkcell Sahnesi. Yaklaşık 175 dakika sürüyor ve ara verilmiyor. 13 yaş ve üzeri için uygun olan oyun; Fransızca, Tamilce, İngilizce ve Fransız İşaret Dili ile sahneleniyor, Türkçe üstyazı kullanılıyor. Bir gelinlik tamamlandığında bütün dikkat onu giyecek kişiye yönelir. Kumaşın nereden geldiğini, dantelleri kimin hazırladığını, nakışların hangi ellerden geçtiğini ya da o elbisenin yetişebilmesi için kaç kişinin kendi hayatından
Uğur Yelmez
5 Ağu2 dakikada okunur


SELENA DEMİRLİ
Selena Demirli’yi ilk olarak Şairler Mezarlığı ile tanıdım. O oyundan sonra yaptığı işleri, sahneyle kurduğu ilişkiyi ve üretim biçimini takip ettikçe benim için özel bir yere yerleşti. Oyuncu kimliğinin yanı sıra yönetmen, koreograf ve eğitmen olarak tiyatronun farklı alanlarında üretim yapan Demirli; Ahenk ve Ahenk Atölye çatısı altında hem sahneye hem de yeni üretim alanlarına emek veren çok yönlü bir sanatçı. Bugün onu yalnızca sahnede izlediğimiz rolleriyle değil; tiyat
Uğur Yelmez
2 Ağu19 dakikada okunur


ÖRÜMCEK-ADAM: YEPYENİ BİR GÜN
Örümcek-Adam: Yepyeni Bir Güne giderken nasıl bir film izleyeceğimi az çok bildiğimi sanıyordum. New York’un binaları arasında dolaşan Örümcek-Adam, büyük aksiyon sahneleri, tehlikeli düşmanlar ve Marvel evreninden tanıdığımız karakterler… Film bunların hiçbirinden vazgeçmiyor. Buna rağmen izlerken en çok merak ettiğim şey Peter’ın kimi yeneceği değil, bütün bunlar bittikten sonra hayatına nasıl devam edeceği oldu. Çünkü bu filmde karşımızda yalnızca yeni bir tehditle mücade
Uğur Yelmez
1 Ağu6 dakikada okunur


BİR KOYUN POLİSİYESİ
Wolverine olarak Marvel evrenindeki dönüşünün ardından Hugh Jackman’ı bu kez daha sakin, daha insani bir rolde, koyunlarıyla ilgilenen bir çoban olarak izleyecek olmak filmi merak etmem için yeterliydi. Büyük mücadelelerden, pençelerden ve gösterişli sahnelerden sonra elinde bir polisiye romanla sürüsünün karşısına oturan George Hardy, Jackman’ın alıştığımız görüntüsünden epey uzakta duruyor. Bir Koyun Polisiyesi, oyuncunun diğer filmleri kadar büyük bir ses getirmemiş olabil
Uğur Yelmez
27 Tem4 dakikada okunur
bottom of page