top of page




UĞULTULU TEPELER
Emily Brontë’nin 1847’de yayımlanan ve yıllar içinde birçok kez sinemaya uyarlanan Uğultulu Tepeler romanı, bu kez Emerald Fennell’ın yorumuyla karşımıza çıkıyor. Margot Robbie’nin Catherine Earnshaw’ı, Jacob Elordi’nin ise Heathcliff’i canlandırdığı 2026 yapımı film, daha ilk sahnelerinden itibaren klasik bir edebiyat uyarlaması olmaktan biraz uzak duracağını hissettiriyor. Ben Uğultulu Tepeler kitabını okumadım. Açıkçası romantizmin ve dramın yoğun olduğu tarihi romanlar,
Uğur Yelmez
28 Eyl5 dakikada okunur


SULTANA
Sultana’nın reklamları karşıma çıkmaya başladığında film bende ciddi bir merak uyandırmıştı. Hem ele aldığı dünya hem de bir araya getirdiği oyuncu kadrosu, en azından farklı ve cesur bir iş izleyeceğim hissini veriyordu. Tuba Büyüküstün, Derya Pınar Ak, Seray Kaya, Çağlar Çorumlu, Nur Sürer ve Hakan Kurtaş gibi isimleri aynı filmde görmek de bu beklentiyi yükselten taraflardan biriydi. 2026 yapımı Sultana’nın yönetmen koltuğunda Ali Kemal Güven oturuyor, senaryosu ise Erdi
Uğur Yelmez
22 Eyl3 dakikada okunur


ÖRÜMCEK-ADAM: YEPYENİ BİR GÜN
Örümcek-Adam: Yepyeni Bir Güne giderken nasıl bir film izleyeceğimi az çok bildiğimi sanıyordum. New York’un binaları arasında dolaşan Örümcek-Adam, büyük aksiyon sahneleri, tehlikeli düşmanlar ve Marvel evreninden tanıdığımız karakterler… Film bunların hiçbirinden vazgeçmiyor. Buna rağmen izlerken en çok merak ettiğim şey Peter’ın kimi yeneceği değil, bütün bunlar bittikten sonra hayatına nasıl devam edeceği oldu. Çünkü bu filmde karşımızda yalnızca yeni bir tehditle mücade
Uğur Yelmez
1 Ağu6 dakikada okunur


BİR KOYUN POLİSİYESİ
Wolverine olarak Marvel evrenindeki dönüşünün ardından Hugh Jackman’ı bu kez daha sakin, daha insani bir rolde, koyunlarıyla ilgilenen bir çoban olarak izleyecek olmak filmi merak etmem için yeterliydi. Büyük mücadelelerden, pençelerden ve gösterişli sahnelerden sonra elinde bir polisiye romanla sürüsünün karşısına oturan George Hardy, Jackman’ın alıştığımız görüntüsünden epey uzakta duruyor. Bir Koyun Polisiyesi, oyuncunun diğer filmleri kadar büyük bir ses getirmemiş olabil
Uğur Yelmez
27 Tem4 dakikada okunur


ODYSSEY’NİN PERDE ARKASI
Odyssey’yi izlerken gördüğümüz yolculuk ne kadar zorluysa filmin çekim süreci de ekibin sınırlarını zorlayan koşullarda geçmiş. Christopher Nolan’ın yıllardır aklında taşıdığı bu proje, denizin ortasında yapılan çekimlerden her üç dakikada bir değiştirilmesi gereken film makaralarına, antik bir gemiye dönüştürülen Viking teknesinden oyuncuların birbirini aynalar aracılığıyla gördüğü sahnelere kadar pek çok ilginç ayrıntı barındırıyor. Nolan’ın Troya ve çevresindeki hikayeler
Uğur Yelmez
19 Tem5 dakikada okunur


ODYSSEY’NİN MİTOLOJİK HARİTASI
Odyssey’de Odysseus’un karşısına çıkan tanrılar, büyücüler ve yaratıklar ilk bakışta yolculuğu uzatmak için sıralanmış engeller gibi görünebilir. Oysa her karşılaşma onun farklı bir özelliğini sınar. Polyphemos’un mağarasında zekasıyla kurtulurken gururuna yenilir, Kirke’nin adasında adamlarının gerçek doğasıyla karşılaşır, Sirenlerin şarkısı karşısında merakını dizginleyemez, Skylla’ya yaklaşırken başkalarının hayatı hakkında karar verir. Eve ulaşabilmesi için denizi aşması
Uğur Yelmez
19 Tem7 dakikada okunur


ODYSSEY
Odyssey, büyük bir merakla gidip izlediğim bir filmdi. Bu merakın en büyük nedeni, Christopher Nolan’ın mitolojik yaratıklarla dolu bir hikayeyi fiziksel setlere ve gerçek mekanlara ağırlık vererek nasıl anlatacağıydı. Filmin tanıtımında CGI kullanılmadığı sık sık söylense de yapımda dijital efektler tamamen dışlanmış değil. Nolan, onları görüntünün temelini kurmak için değil; gerçek gemileri, büyük setleri, animatronikleri ve kuklaları tamamlamak için kullanıyor. Ortaya çıka
Uğur Yelmez
19 Tem4 dakikada okunur
SİNEMA & DİZİ
bottom of page