top of page


SAHNE SANATLARI TÜM YAZILAR


MARILYN MONROE
Marilyn Monroe, dünya sinema tarihinin en tanınan yüzlerinden birinin ardındaki Norma Jeane’e bakmaya çalışan tek kişilik bir oyun. The House Seat aracılığıyla izlediğim yapımın metnini Ceylan Yılmaz yazıyor ve Marilyn Monroe’yu da yine kendisi canlandırıyor. Yönetmenliğini Metin Yıldız’ın üstlendiği oyunda Gökay Süngü’nün müzikleri ve Ela Güldüren’in ışık tasarımı yer alıyor. Metin Yıldız aynı zamanda dekor tasarımını, Ceylan Yılmaz ise koreografiyi üstleniyor. Marilyn Monr
Uğur Yelmez
6 gün önce4 dakikada okunur


O ZAMAN KÜS ÖLENE KADAR!
The House Seat’teki izleme listemde bu kez Yapı Tiyatro’nun O Zaman Küs Ölene Kadar! oyunu vardı. İki kardeşi çocukluklarından yetişkinliklerine uzanan iki farklı zamanda izlediğimiz oyun, ölüm ve yas gibi ağır sayılabilecek konulardan yola çıkıyor. Fakat karşıma yalnızca hüzünlü bir aile hikayesi çıkmadı. Kardeşlerin didişmeleri, çocukluk halleri ve ölümün ortasında bile devam eden gündelik hayat, komediyi de hikayenin doğal bir parçası yapıyor. Oyunu sahnede izleme fırsatın
Uğur Yelmez
25 Ağu7 dakikada okunur


KEDİLER BATAKLIĞI'NDA...
Son dönemde tiyatro izleme listemi biraz da dijital platformlar üzerinden genişletiyorum. Kediler Bataklığı'nda... da karşıma The House Seat'te çıkan oyunlardan biri oldu. Daha önce adını duymuştum ama hikayesine dair neredeyse hiçbir şey bilmiyordum. Hatta oyunun adını ve Kedi Kadın gibi karakter isimlerini ilk duyduğumda, hikayenin gerçekten kedilerle ilgili fantastik bir dünyada geçtiğini bile düşündüm. Oyun ilerledikçe karakterlerin kim olduğunu anladım ama bu kez başka s
Uğur Yelmez
24 Ağu9 dakikada okunur


İSTANBUL GENÇ BALE TOPLULUĞU’NDAN DÖRT MEVSİM
Bugün Süreyya Operası’nda, İstanbul Genç Bale Topluluğu tarafından sahnelenen Dört Mevsim temsilini izledim. Matineye Mayo Store’un davetlisi olarak katıldım; temsil öncesinde Matthew Solovieff’in de nazik davetiyle karşılaşmak ayrıca beni mutlu etti. Bu güzel davet ve temsili izleme fırsatı için teşekkür ederek yazıya başlamak isterim. Dört Mevsim, Vivaldi’nin çok bilinen eserlerinden biri olduğu için sahnede nasıl bir karşılık bulacağı ister istemez merak uyandırıyor. İlkb
Uğur Yelmez
29 Haz8 dakikada okunur


MERCAN SELÇUK DANS TOPLULUĞU "DANS GALA" GECESİ
İzlediğim ilk bale temsili, İstanbul Genç Bale Topluluğu tarafından sahnelenen bir gösteriydi. Belki de bu yüzden baleyi her zaman çocuklara ve gençlere biraz daha fazla yakıştırdım. Bunun nedenini tam olarak açıklayamıyorum. Profesyonel dansçılarda gördüğümüz teknik kusursuzluğun dışında, genç dansçıların sahneye taşıdığı çok başka bir samimiyet var. Yüzlerindeki gülümsemeyi henüz gizleyememeleri, bazen bir harekete birkaç saniye geç kalmaları ya da koreografinin içinde bir
Uğur Yelmez
27 Haz7 dakikada okunur


NOTRE DAME’IN KAMBURU
Bazı eserlerin adını duyduğunuzda, daha salona girmeden önce zihninizde belli bir beklenti oluşuyor. Notre Dame’ın Kamburu da benim için böyle eserlerden biri. Victor Hugo’nun Notre-Dame de Paris romanından uyarlanan bu hikâye; Quasimodo, Esmeralda, Notre Dame Katedrali ve dışlanmışlık duygusuyla yıllardır farklı sanat dallarında yeniden yorumlanan çok güçlü bir anlatı. Bu yüzden oyuna giderken merakım yüksekti. Çünkü bu kadar bilinen bir eseri sahneye taşımak kolay değil. H
Uğur Yelmez
24 Haz5 dakikada okunur


LYGOS KUYUSU
Lygos Kuyusu’nun sosyal medya hesabını gördüğümde gece yarısıydı. Daha ilk anda bunun başka bir iş olduğunu anlamıştım. Bazen bir oyunun afişinden, renginden, taşıdığı havadan sana bir şey geçer ya, Lygos Kuyusu’nda da öyle oldu. O gece rüyamda Tiyatro Lygos’un profilinde dolaşan, beyaz saçlı, siyahlara sarılı o yaşlı adamı gördüm. Sabah uyandığımda yaptığım ilk şey bilet almak oldu. Bunu süslemek için söylemiyorum; gerçekten çağrılmış gibi hissettim. Bir de şu var: Lygos Ku
Uğur Yelmez
10 Haz6 dakikada okunur
bottom of page