top of page


Aynı Gökyüzüne Bakanların Güncesi
Uğur Yelmez’den tiyatro, bale, opera, dans ve sinema üzerine kişisel izlenimler, söyleşiler ve gösterim öncesi notlar.
İZLENİMLERİM
İzlediğim yapımlar üzerine kişisel izlenimler. Yazılar spoiler içerebilir.


RÜZGÂR AĞACI
İstanbul Tiyatro Festivali kapsamında sahnelenen Rüzgar Ağacı, Fernando Melo'nun koreografisiyle dansı, ışığı, gölgeleri ve hareketli dekoru bir araya getiriyor. Modern dansın farklı anlatım olanaklarını keşfettiğim bu gösteride, dansçıların uyumu ve sahnede oluşan göz yanılsamaları öne çıkıyor. Rüzgar Ağacı hakkındaki kişisel izlenimlerimi ve gösterinin detaylı incelemesini okuyun.
Uğur Yelmez
1 gün önce3 dakikada okunur


LUCIA DI LAMMERMOOR
Gaetano Donizetti’nin Lucia di Lammermoor operasını İstanbul Devlet Opera ve Balesi’nin sahnelemesiyle izledim. Sahneleme anlayışı ve kostümlerden solistlerin performanslarına, koro ve orkestranın katkısından eserin bende bıraktığı izlenimlere kadar değerlendirmelerimi bu yazıda paylaşıyorum.
Uğur Yelmez
1 gün önce6 dakikada okunur


ARCHÉ
Felicia Collective’in ARCHÉ yapımını dansın enerjisi, Antik Yunan anlatıları ve sahnede yaratılan görsel dünya üzerinden değerlendiriyorum. Koreografinin gücünden ışık ve gölge kullanımına, müzikten oyunculuklara kadar oyunun öne çıkan yanlarını ve geliştirilmesini beklediğim noktaları Gökyüzü Güncesi’nde anlattım.
Uğur Yelmez
5 gün önce5 dakikada okunur


AFİFE
İstanbul Devlet Opera ve Balesi'nin sahneye taşıdığı *Afife* modern balesini izlenimlerimle değerlendiriyorum. Afife Jale'nin yaşamını ve mücadelesini dansla anlatan eserde dansçı yorumlarından müziğe, kostümlerden dekor, ışık ve video tasarımına kadar öne çıkan ayrıntıları paylaşıyorum.
Uğur Yelmez
19 Eki7 dakikada okunur
İZLEMEDEN ÖNCE
Yaklaşan yapımlar, gösterimler ve etkinlikler hakkında önceden bilmek isteyebileceğiniz notlar.


VAZGEÇTİM BALIK OLMAKTAN: ÇİLEM'İN ÖZGÜRLÜK ARAYIŞI
Kübra Karatepe'nin yazıp sahneye taşıdığı “Vazgeçtim Balık Olmaktan”, Münferit Tiyatro'nun yeni oyunu olarak prömiyerine hazırlanıyor. Oyunun ismiyle ilk karşılaştığımda bende uyandırdığı çağrışımları ve arkasında nasıl bir hikaye olduğunu merak ettim. Kübra Karatepe ile gerçekleştirdiğimiz söyleşide oyunun dünyasına dair anlattıkları ise bu merakımı daha da artırdı. Oyunun merkezinde, yaşadığı ağır olayları zamanla normalleştirmiş bir kadın olan Çilem var. Çilem, özgürlüğün
Uğur Yelmez
2 saat önce2 dakikada okunur


GÖRÜNMEDİĞİ GİBİ İLE KARŞILAŞMADAN ÖNCE
Geçen sezon izlemek istediğim ama gidemediğim “Görünmediği Gibi”, tekno müzikle tiyatroyu bir araya getirmesiyle aklımda kalmıştı. Bu tercih hoşuma gitmişti; müziğin oyunda nasıl kullanıldığını ve hikayeye nasıl eşlik ettiğini merak ediyorum. Tiyatro Milat’ın oyunu, birbirinden uzaklaşan iki kardeşin her şeye rağmen kopmayan bağını konu alıyor. Tanıtım metni, seyirciyi önce bir partiye davet ediyor, ardından başka bir yere savrulacağımızı söylüyor. Bu geçişin nasıl gerçekleş
Uğur Yelmez
8 Eki2 dakikada okunur


ARCHÉ 21 EKİM’DE PRÖMİYER YAPIYOR
“Başlangıç insanın kendini yeniden duymaya cesaret ettiği andır.” ARCHÉ’nin afişindeki bu cümle, oyunun adıyla birlikte başlangıç üzerine düşünmeye davet ediyor. Antik Yunan felsefesindeki “arkhe”, başlangıcı ve her şeyin kendisinden türediği ilk ilkeyi ifade ediyor. Felicia Collective yapımı ARCHÉ, antik metinleri dans, ses ve hareketle bir araya getiren deneysel bir dans tiyatrosu olarak seyirciyle buluşmaya hazırlanıyor. Oyunun tanıtımına göre anlatı Dionysos ritüeliyle
Uğur Yelmez
7 Eki2 dakikada okunur
GÖKYÜZÜNE BAKANLAR
Sanatın içinden isimlerle üretimleri, sahneyle ilişkileri ve kendi hikayeleri üzerine söyleşiler.


KÜBRA KARATEPE
Kübra Karatepe’nin çalışmalarına bakarken, kendi hikayelerini yazıp sahneye taşıması ilgimi çekti. Bir karakteri önce kağıt üzerinde kurmak, ardından ona kendi bedeni ve sesiyle hayat vermek… Yazarlıkla oyunculuğun böylesine iç içe olması, onunla konuşma isteğimin nedenlerinden biriydi. Kendi tiyatrosunu kurarak anlatmak istediği hikayelere yer açmasını da değerli buldum. Bir metnin yazılmasından seyirciyle buluşmasına kadar geçen süreçte bu kadar farklı sorumluluk üstlenmes
Uğur Yelmez
11 Eki14 dakikada okunur


CANER AKIN
Caner Akın’la söyleşi yapma fikri ortaya çıktığında onu opera sanatçısı ve rejisör olarak yaptığı işlerden tanıyordum. Fakat söyleşiye hazırlanırken kariyerine daha yakından baktığımda, karşıma düşündüğümden çok daha geniş bir çalışma alanı çıktı. Henüz öğrencilik yıllarında profesyonel sahneye adım atan, farklı ülkelerde opera söyleyen, uzun yıllardır konservatuvarda eğitim veren ve zamanla rejisörlüğü kariyerinin önemli bir parçası haline getiren bir sanatçıdan söz ediyoru
Uğur Yelmez
12 Eyl10 dakikada okunur


SAMET SAFA SÖKMEN
“Gökyüzüne Bakanlar”ı hazırlarken en çok önemsediğim şeylerden biri, bir ismi yalnızca yaptığı işlerle değil, o işlerin ardındaki insanla birlikte tanıyabilmek. Çünkü ekranda, sahnede ya da birkaç fotoğraf karesinde gördüğümüz kişiler hakkında çoğu zaman bildiklerimiz oldukça sınırlı. Birkaç proje adı, kısa bir biyografi, belki birkaç paylaşım… Oysa insanın asıl merak uyandıran tarafı çoğu zaman bunların biraz ötesinde başlıyor. Samet Safa Sökmen de bir süredir dikkatimi çek
Uğur Yelmez
1 Eyl6 dakikada okunur
bottom of page