top of page




LYGOS KUYUSU
Lygos Kuyusu’nun sosyal medya hesabını gördüğümde gece yarısıydı. Daha ilk anda bunun başka bir iş olduğunu anlamıştım. Bazen bir oyunun afişinden, renginden, taşıdığı havadan sana bir şey geçer ya, Lygos Kuyusu’nda da öyle oldu. O gece rüyamda Tiyatro Lygos’un profilinde dolaşan, beyaz saçlı, siyahlara sarılı o yaşlı adamı gördüm. Sabah uyandığımda yaptığım ilk şey bilet almak oldu. Bunu süslemek için söylemiyorum; gerçekten çağrılmış gibi hissettim. Bir de şu var: Lygos Ku
Uğur Yelmez
6 gün önce6 dakikada okunur


THIS IS LIVING, İKİ OYUNCUYLA KURULAN GÜÇLÜ BİR DÜNYA
Her şey 27 Mart Dünya Tiyatro Günü’nde Aykut Temel’in This Is Living oyunu için davet mailini almamla başladı. Dünya Tiyatro Günü’nde bir tiyatroya davet edilmek zaten başlı başına güzel bir tesadüftü. Üstelik normalde cuma günleri ofiste olmama rağmen o gün evdeydim ve hiçbir işim yoktu. Akşam için hazırlanırken içimde sadece tatlı bir heyecan vardı. O gecenin bu kadar maceralı geçeceğini ise elbette bilmiyordum. Ne giyeceğime karar verdikten sonra daha dinç hissetmek için
Uğur Yelmez
30 Mar6 dakikada okunur


ÜSKÜP TÜRK TİYATROSU’NDAN HİZMETÇİLER
Jean Genet’nin Hizmetçiler metni bana her zaman biraz mesafeli gelmiştir. İçindeki iktidar ilişkisi, aşağılanma duygusu, taklit, öfke ve sınıf çatışması elbette çok güçlü bir alan açıyor. Yine de bu metin, bende hiçbir zaman içten bir yakınlık duygusu uyandırmadı. Belki bunun nedeni, bilerek kurduğu yapay atmosferdir. Belki karakterlerin seyirciyi kolayca yanına çekmeyen yapısıdır. Belki de duygusal bir akıştan çok, gerilimli bir rol düzeni içinde ilerlemesidir. Bu yüzden Üs
Uğur Yelmez
18 Mar6 dakikada okunur
bottom of page