top of page




KUĞU GÖLÜ
Bale denilince aklıma hep Kuğu Gölü gelirdi. Daha temsili izlemeden önce bile bu eserin zihnimde ayrı bir yeri vardı. Özellikle dört kuğunun birbirine tutunarak yaptığı o meşhur bölüm, asıl adıyla Danse des petits cygnes, yani Küçük Kuğular’ın pas de quatre koreografisi, baleyi hiç yakından takip etmeyen birinin bile bir şekilde karşısına çıkmış görüntülerden biridir. İDOB’un bu eseri sahneleyeceğini duyunca, sıkı bir sahne sanatları seyircisi olarak izlediğim eserlerin arası
Uğur Yelmez
10 May7 dakikada okunur


UÇAN HOLLANDALI
Uçan Hollandalı, bizim topraklarımıza ait bir figür değil. Ama buna rağmen adını bir yerlerden duymuş olmamak neredeyse imkânsız. Kimimiz onu eski denizci efsanelerinden biliriz, kimimiz Karayip Korsanları serisinden hatırlarız, kimimiz de yalnızca hayalet bir gemiyle sonsuza dek denizlerde dolaşmaya mahkûm edilmiş bir kaptan imgesi olarak zihninde taşır. Benim için de Uçan Hollandalı, sahneye çıkmadan önce bile merak uyandıran bir hikâyeydi. Üstelik daha önce La Traviata’da
Uğur Yelmez
26 Nis7 dakikada okunur


EDUSA: KUSURSUZ BİR OPERA DENEYİMİ
Bazı temsiller daha ilk dakikasında kendini belli eder. Müzik tam yerini bulmadan, sahne ilk görüntüsünü seyirciye bırakırken, o akşamın sıradan geçmeyeceğini anlarsın. Edusa benim için tam olarak böyle bir deneyimdi. Opera başlar başlamaz sahneye kilitlendim. Dikkatim bir an bile dağılmadı. Gözüm de kulağım da sürekli sahnedeydi. Hiç tereddütsüz söyleyebilirim, hayatımda izlediğim en güzel operaydı. Bende bıraktığı etki yalnızca iyi bir temsil izlemiş olmanın memnuniyeti değ
Uğur Yelmez
12 Nis13 dakikada okunur
bottom of page