ARCHÉ 21 EKİM’DE PRÖMİYER YAPIYOR

“Başlangıç insanın kendini yeniden duymaya cesaret ettiği andır.”
ARCHÉ’nin afişindeki bu cümle, oyunun adıyla birlikte başlangıç üzerine düşünmeye davet ediyor. Antik Yunan felsefesindeki “arkhe”, başlangıcı ve her şeyin kendisinden türediği ilk ilkeyi ifade ediyor. Felicia Collective yapımı ARCHÉ, antik metinleri dans, ses ve hareketle bir araya getiren deneysel bir dans tiyatrosu olarak seyirciyle buluşmaya hazırlanıyor.
Oyunun tanıtımına göre anlatı Dionysos ritüeliyle başlıyor ve Antik Yunan’ın sekiz eserinden besleniyor. Aşk, iktidar, kader, arzu ve çatışma, bu farklı hikayeleri birbirine bağlayan temalar arasında. Karakterlerin hikayeleri, olayların sırayla anlatıldığı bir yapı yerine beden ve hareket üzerinden yeniden kuruluyor. Bu nedenle sözlerin yanında hareketler, sesler ve sahnedeki geçişler de anlatımın bir parçası.
Tiyatroda farklı anlatım biçimleri görmek isteyenler için ARCHÉ’yi takip etmeye değer buluyorum. Özellikle dansa ilgi duyan ve hareketin bir hikayeyi nasıl anlatabileceğini merak eden seyirciler için yapımın tanıtımı ilgi çekici. Antik metinleri sevenler açısından da tanıdık karakterlerin dans ve koro aracılığıyla nasıl yorumlanacağını görmek, oyuna gitmek için bir neden.
Yapımın proje tasarımı, koreografisi ve yönetmenliği Melisa Akuş’a ait. Tek perde ve 90 dakika olarak duyurulan oyunda Sophokles, Euripides, Aristophanes ve Aiskhylos’un metinlerinden yararlanılıyor. Uyarlamayı Melisa Akuş ve Ramazan Metin üstleniyor. Farklı yazarların ve karakterlerin aynı yapımda buluşması, bu metinlerin dansla nasıl ilişkilendirileceğini merak ettiriyor.
Dans tiyatrosunda bir duruş, tekrar eden bir hareket ya da bedenler arasındaki mesafe de anlam taşıyabilir. ARCHÉ’nin tanıtımında bedensel dönüşüme yapılan vurgu, izlerken bu ayrıntılara da dikkat vermeyi düşündürüyor. Bu tür bir anlatı, seyirciye gördüklerini kendi duyguları ve çağrışımlarıyla yorumlama fırsatı sunabilir. Koreografi ve yönetmenliği birlikte üstlenen Melisa Akuş’un metinle hareket arasında nasıl bir ilişki kuracağını sahnede göreceğiz.
Oyuncu kadrosunda Arda Kartal Dayıoğlu Oidipus’u, Begüm Yıldızlı Medea’yı, Eylül Tevmen Dionysos’u, İrem Karaarslan Helen’i, Melisa Akuş Antigone’yi ve Sebiha Kurt Klytaimnestra’yı canlandırıyor. Berkay Tatlı Paris ve Iason, Ceren Kır Lysistrata ve Iokaste, Çağrı Işık Prometheus, Pentheus ve Kreon, Tuğçe Enginbağ ise Ismene ve Elektra rolleriyle sahnede yer alıyor.
Oyunculara yedi kişilik bir koro eşlik ediyor. Koroda İlker Cesur Yıldırım, İrem Karaarslan, Melisa Akuş, Recep Yiğit, Setenay Karadaş Baylan, Tuğçe Enginbağ ve Yasemin Nur Pekcan bulunuyor. Bazı oyuncuların koroda da görev alması, karakterlerle koro arasında kurulacak ilişkiye dair bir başka ipucu veriyor.
Dramaturjiyi Dilan Sarıca, Melisa Akuş ve Ramazan Metin üstleniyor. Müzik tasarımı Asrın Karaefe’ye, ışık tasarımı Ramazan Metin’e, kostüm tasarımı ve uygulaması Melis Hanoğlu’na ait. Yapım ekibi, müziklerin yapay zeka desteğiyle hazırlandığını da belirtiyor.
ARCHÉ, 21 Ekim 2026 Çarşamba günü saat 20.00’de Fitaş Ara Sahne Büyük Salon’da prömiyer yapacak. Duyurulan bir sonraki temsil ise aynı sahnede, 5 Kasım 2026 Perşembe günü saat 20.00’de gerçekleşecek.
Dans tiyatrosunu merak edenlere, antik metinlerin farklı sahne yorumlarını takip edenlere ve yeni bir topluluğun üretimiyle tanışmak isteyenlere ARCHÉ’yi takvimlerine almalarını öneririm. Benim gitmek istememin nedeni de bu: Farklı hikayelerden gelen karakterlerin söz, hareket ve koronun birlikte kullanıldığı bir anlatıda nasıl buluşacağını görmek.




Yorumlar